
Bugün toplumumuzun en hassas damarlarından birine, okullarımızda ve sosyal çevrelerimizde sessiz bir salgın gibi yayılan "Akran Zorbalığı" yazmak istedim.
Bu kadar ciddi olan bu durum, aslında derin bir buzdağının görünen kısmıdır.
Görünmez Yara: Akran Zorbalığı ve Kökenleri
Bu zorbalık, kendilerinden daha zayıf gördükleri bir akranına karşı uyguladığı kasıtlı, süreklilik arz eden ve dengesiz bir güç kullanımına dayanan saldırganlıktır.
Bu durum fiziksel olabileceği gibi, sözel, sosyal veya günümüzün dijital dünyasında "siber" yollarla da tezahür etmeye başladı.
Peki, bir çocuğu veya genci, kendi yaşıtına karşı bu denli acımasız kılan alt yapı nedir?
Hiçbir çocuk zorba olarak doğmaz.
Bu saldırganlığın temelinde genellikle ; Ailevi Dinamikler,Psikolojik Faktörler, Sosyal ve Kültürel Etkiler Çok önem taşımaktadır.
Başta Ailevi Dinamikler çok önemlidir: Başlıca faktör,şiddeti gören, sevgi ve ilginin yetersiz olduğu veya tam tersine sınırların çizilmediği aile ortamları, çocuğun "güç" kavramını yanlış kurgulamasına neden olur. Evde otorite karşısında ezilen çocuk, okulda bu ezilmişliğin acısını kendinden daha zayıf birini ezerek çıkarmaya çalışır.
Burada Psikolojik Faktörler de çok önemlidir: Özgüveni düşük , empati yoksunluğu ve dürtü kontrol bozukluğu saldırganlığı etkiler. Zorba, aslında kendi içindeki yetersizlik duygusunu, başkası üzerinde tahakküm kurarak bastırmaya çalışmak o zorbaları psikolojik olarak rahatlatır.
Birde Bu işin Sosyal ve Kültürel Etkileri de var : Şiddeti cazip gösteren medya içerikleri Şiddetin normalleştiği, TV’lerdeki vurdu kırdı diziler, Bir insana şiddet uygulayıp veya silah ile öldürüp elini kollunu sallayıp gittiyi dizi flimlerin etikleri de çok önemlidir "güçlü olan haklıdır" anlayışının hakim olduğu toplumsal yapılar ve okul yönetimlerinin bu duruma karşı sergilediği "çocuktur, yapar" şeklindeki müsamahakar tavır, zorbalığın zeminini hazırlamış oluyor
Peki Bir Aile olarak ne yapmalı; Empati ve Sorumluluk
Bu mücadele, sadece kurbanı korumakla yetmiyor, zorbayı iyileştirmek gerekiyor, iyileştirmek gerekiyor dan kastım, iyiliği, hoşgörüyü , arkadaşlığı öğretmek gerekiyor. Okullarda disiplin cezalarından ziyade, "onarıcı adalet" sistemleri devreye sokulmalı; çocuklara öfke yönetimi ve empati becerileri kazandırılmalıdır.
Biz aileler olarak çocuklarımıza sadece başarılı olmayı değil, "iyi bir insan" olmayı en büyük erdem olduğunu anlatmalıyız ve empati kurdurarak anlatmayız.
Yani şunu Unutmamalıyız; Bugün görmezden gelinen bir tokat veya bir alaycı söz, yarının travmalarla dolu yetişkinlerini ve parçalanmış toplum yapısını inşa eder.
Yazıma Güzel bir kaç cümle ile bitirmek istiyorum,
"Dünya yaşamak için tehlikeli bir yer; ama kötü insanlar yüzünden değil,
kötülüğe dur demeyip seyirci kalanlar yüzündendir." — Albert Einstein
"Bir çocuğun kalbi, henüz yazılmamış bir defterdir;
Oraya şiddeti değil, merhameti yazmalıyız."
“Bir gülümseme, bir tokattan daha güçlüdür; çünkü kalpleri değil, yaraları iyileştirir.”
Bora İZKÜBARLAS
BARLASDANIŞMANLIK
İŞ GELİŞTİRME UZMANI
AR-GE / YAZAR
|
|