
Bu hikâye; yoksul köy çocuklarının mandolinle, kemanla, piyano ile tanışmasının hikâyesidir.
Toprağın içinden çıkan o çocukların sanatla, estetikle buluşmasının hikâyesidir.

Bu hikâye; Anadolu’nun biçare genç kızlarının ahırdan, tarladan ve çocuk yaşta evliliklerden kurtarılıp öğretmenliğe, üretime ve eşit yurttaşlığa uzanan yolculuğunun hikâyesidir.
Bu hikâye; yoksul köy çocuklarının bilimle, felsefeyle, kitapla ve edebiyatla buluşmasının hikâyesidir.
Cehalete karşı yakılan bir ışığın hikâyesidir.
Köy Enstitüleri, Anadolu aydınlanmasının en güçlü başlangıç öyküsüdür.
Bu büyük eğitim hamlesini projelendirenlere, emeği geçen öğretmenlere ve öğrencilerine; rahmet, minnet ve saygıyla…
|
|