
Hanifi ÇELİK köşe yazısı
“25 İl Tek Yürek.”
Bu sadece bir slogan değil…
Bir coğrafyanın ortak hikâyesidir.
Elazığ’ın türküsüyle Mardin’in taş sokakları, Muş’un yaylalarıyla Van’ın kahvaltısı, Bitlis’in tarihiyle Diyarbakır’ın kadim kültürü aynı çatı altında buluşuyor. Her ilin ayrı ayrı tanıtım günleri olsa da ortak payda değişmiyor: kardeşlik, kültür ve birliktelik.
Bugün Türkiye’nin en büyük ihtiyaçlarından biri birbirini daha yakından tanımaktır. Çünkü tanıdıkça önyargılar azalır, sofralar büyür, gönüller yakınlaşır. İşte bu festival tam da bunu yapıyor. Yöresel ürünlerin sergilendiği stantlar, sahne etkinlikleri, kültürel gösteriler ve yerel lezzetler yalnızca bir tanıtım değil; aynı zamanda Anadolu’nun ruhunu İstanbul’a taşıyan güçlü bir kültür köprüsü oluyor.
“25 İl Tek Yürek” sözü bu yüzden çok kıymetli…
Çünkü aynı toprağın farklı renklerini bir araya getiriyor.
.jpg)
Doğu ve Güneydoğu’nun zenginliği sadece yemeklerinden ya da folklorundan ibaret değil. Bu topraklar; misafirperverliğin, dayanışmanın, kadim tarihin ve samimiyetin merkezidir. Festival alanına gelen her vatandaş aslında bir şehir gezmiyor; Türkiye’nin kültürel mozaiğini adım adım dolaşıyor.
İstanbul’da kurulacak bu büyük buluşma, sadece ekonomik ya da turistik bir organizasyon olarak görülmemeli. Bu etkinlik aynı zamanda toplumsal birlik mesajıdır.
Çünkü bazen bir türkü, bazen bir kahve, bazen de yöresel bir tat insanları birbirine siyasetlerden daha hızlı yakınlaştırır.
Ve belki de en güzel tarafı şudur:
25 farklı şehir…
Ama aynı yürek.
|
|