Yazar Arzu Ulaş Tayboğa hakkında merak edilenler hepsi bu röportajda


Bu makale 2023-07-04 16:58:31 eklenmiş ve 4324 kez görüntülenmiştir.
perihan yılmaz

1.Söyleşimize sizi değerli kalemi tanıyarak başlayabilir miyiz? Arzu Ulaş Tayboğa kimdir? Bir günü nasıl geçer?

Doğunun Serhat şehri Kars'ta dünyaya gözlerimi açmış.İlk orta ve lise dönemlerimi Kars'ta tamamlamış AÖF işletme lisans mezunuyum. 15 yıl Özel işletmemizde işletmecilik ve ön muhasebecilik yaptım.

Iğdır Dernekler federasyonu kadın kolları başkanlığı yapıyorum.

Evliğim 2 erkek çocuk annesiyim .28 yıldır İstanbul'da ikamet etmekteyim.

Satırlarıma köşesinde, Kitabı'mı konuk eden sevgili Perihan Yılmaz Hanıma inceliği ve duyarlılığı için teşekkür ederek başlamak istiyorum.

2.Henüz çalışma aşamasında olan yeni kitabınızın da ilk kitabınızın okuru kadar bol olmasını diliyorum.

Kalbi teşekkürlerimi sunuyorum inşallah diyelim. Sizinde kaleminiz daim ve okurunuz bol olsun Perihan Hanım..

3. İlk kitabınızı çıkartmayı ne zaman ve nasıl düşündünüz? Bu süreçte zor muydu bir öncünüz oldu mu?

İlk başlarda amacım kitap çıkarmak değildi içimden geldiği için ruhumu ,duygu düşüncelerimi şiirlerle özgürleştirmek adına ilk okul çağlarından beri yazıyordum.Son on yıla kadar kitap çıkarmayı hiç düşünmemiştim.

Yazmak beni mutlu ediyor ve huzurlu hissettiriyordu. İlk kitabımı çıkarmayı da 10 sene evvel gerek yakın çevremde gerek sosyal medyada paylaştığım şiirlerimi okuyan yazar şair hocalarımızın ,eş dost akraba ve sosyal medya arkadaşlarımın kalemin güçlü ve yazdıkların çok güzel bence kitaplaştırmalısın demeleri üzerine, ayrıca paylaştığım şiirlerimin çalınmaması bana ait olduğunu ispatlamak telif hakkımı almak için en önemlisi de geleceğe, çocuklarıma, sevdiklerime ve okuyucularıma bana ait bir eser bırakmak adına kitap çıkarmaya karar verdim.İlk destekçim sevgili değerli eşim oldu.Bu yüzden de çok mutluyum hayat arkadaşımın yazdıklarıma değer verip arkamda durması beni daha fazla özgüven kazanmama güç almama sebep oldu. Kitap çıkarırken oldukça zorluk çektim diyebilirim.Tam 5 ay'lık bir.süreçte çıkarabildik.O süreçte Corona geçirdim. Benim yerime eşim ilgilenmek zorunda kaldı.Kapak tasarımını yayımcımın tasarımcısı Kılıç Arslan hocamızla Whatsapp üzerinden tasarladık.Baskı aşamasında biraz sıkıntı yaşandı ama bir şekilde halledebildik.

Asıl sorun baskıdan sonra çıktı.Sağlık sorunlarım ve özel sebepler nedeniyle imza günlerine katılamadım.Bu beni çok üzdü ve zorladı.Ve şimdi her zorluğa rağmen iyi ki çıkarmışım.Nasip olursa dört beş belkide daha fazla kitap çıkarmayı da düşünüyorum.

4.Kitabınızın ismini belirlerken göz önünde bulundurduğunuz kıstaslar nelerdir? Her hangi hikâyesi var mı kitap isminizin?

Hayır her hangi bir kıstası yok sadece kalemim yüreğimin sesi olduğu için ayrıca değerli kalemdaşım Nursev Eser arkadaşımın madem "kalemim yüreğimin sesi"diyorsun. O zaman neden kitabının adını Arzuhal'im koymuyorsun demesi üzerine ve kendi adımı vererek kitap çıkarmayıda mantıklı bulunca,ayrıca en büyük desteği veren değerli eşim Hüseyin Ulaş'ında kendi adımı vermemin daha uygun olduğunu söylemesi üzerine Arzuhal'im adını kullanmayı uygun buldum.

5.Konularınızı nasıl seçiyorsunuz? Konu seçimi tesadüfîmi oluyor ya da hayatta karşılaştığınız bazı olaylardan mı etkilenip yazıyorsunuz?

Konularımı genellikle hayatın içinde var olan yaşanmış canlı olayları ele alarak ,hayalle gerçeği harmanlayarak yazıyorum.

İçerik bakımından en çok insanı ele alıyorum.

İnsanları din, dil, ırk vs bakımından ayırmıyorum.

Afrikalı da okusa, Japon da okusa kendine ait bir şeyler mutlaka bulur diye düşünüyorum.

Konularım basit insan odaklı kimi zaman yerme ve düşündürücü tarzda kimi zaman da mecaz yollu siyasi gönderme içeren daha çok insan ve dünya ile ilgili felsefik düşünce temaları işlemeye çalışıyorum.

6.İkinci kitabınızda genel tema ve içerikten biraz bahsedebilir misiniz?

İlk kitabım yirmi şair arkadaşlarla beraber çıkardığımız on şiirimizin yer aldığı antoloji şiir kitabı..

ikinci kitabım tamamı bana ait içerik olarak aşka, sevgiye, umuda, özgürlüğe dair düşündürücü felsefi yönü ağır basan lirik şiirlerden oluşuyor.

7.Kimsenin okumayacağını bilseydiniz de yazar mıydınız?

Evet yine yazardım.Ben kendimi bildim bileli yazıyorum.Çünkü bana göre yazmak ruhu duygu düşünceleri özgürleştirmenin huzura kavuşmanın, hayata tutunmanın en güzel yolu Hiç okuyucum olmazsa bile yazardım ve hep yazıyorum.

8.Ne tür okuyucu kitlesine hitap ediyorsunuz?Peki, bu yolculukta ne zaman ben artık yazarım diyebildiniz?

Genellikle yazar ve şairlerin çoğunlukta olduğu aynı zamanda da halkın içinde şiire gönül veren büyükten küçüğe her yaşta ve her kesimden okuyuculara hitap ediyorum.

9.Ya da kendinizi ‘yazar’ olarak tanımlıyor musunuz?

Bana göre bir insanın tam anlamıyla şair ya da yazar olup olmadığını okuyucularının takdiri, beğenisi ve kararı gösterir diye düşünüyorum. Bu bağlamda kendimi tam manasıyla yazar ve şair olarak tanımlayamam usta bir yazar ve şair olabilmek için çok fazla emek ,çaba ve çalışma gerekir ki , tabiri caizse kırk fırın ekmek yemek gerektiğini keza yazdığımız eserlerin karşı tarafa tam anlamıyla aksettirebiliyorsak ve okuyucuların kendilerinden bir şeyler bularak özlerine inebiliyorsak başarıya ulaşmış olacağımızı düşünüyorum.

10.‘İlk kitabınızla' ile birlikte güzel bir okur kitlesi yakaladınız bunu yakinen takipteyim. Kitap ile ilgili size nasıl dönüşler yapıldı?

Gerek yazar, şair arkadaşlarımdan, gerek halkın içinden okuyucularımdan genellikle çok olumlu yanıtlar aldım.Çoğunluğu kalemimin oldukça güzel ve güçlü olduğunu yazdığım her şiirde mutlaka kendilerinden bir şeyler bulduklarını onların ruhlarını,yürek seslerini, duygu ve düşüncelerine hitap ettiğimi derin bir düşünce yapımın olduğunu yazdıklarımda bir ahenk uyum ve bir düşündürücü felsefik tarzda olduğunu ,başarılı bir şekilde okuyucuya yansıttığımı ifade eden söylemler ve takdirler aldım.

11.Bende bu yazın meziyetine sonradan kazanıldığına inananlardan değilim. Sizi yazmaya özendiren şeyler neydi?

Kesinlikle bana göre de yazmak sonradan elde edilen bir şey değil bu kesinlikle yetenek işi..

Ayrıca hepimiz hayatın içinden çıkamıyoruz. Hayatla iç içe yaşadığımız her olayda kendimizi yaşanılan olayı kağıda kalem alıp ders verme ve alma mahiyetinde yazarak buluyoruz.Bende yaşadığım,gördüğüm şahit olduğum her olayda kendimi, özümü yazarak bulduğumu söyleyebilirim.

Hayatın içinde etkilendiğim her şeye , aşka , doğaya ,her türlü siyasal, kültürel, ekonomik, trajik, trajikomik yaşanan acı tatlı her türlü olayı konu edindiğim şiirler yazıyordum. Her şiirde bir can ağrısı yatıyordu ve şiir diye binlerce acıya bulanıyordum.

12.Neden şuan revaçta olan roman, öykü ve deneme değil de şiir ?

Aslında kısa öykü yazmaya çalışıyorum.

Ama roman ve öykü yazmak oldukça meşakkatli, uzun vadede emek gerektiren kelimelerin yerli yerinde, anlamlı cümlelerle betimlemelerle yazılması ayrıca karakterlerin konuların özenle seçilmesini gerektiren bir yazım türü bu konuda çok çalışmam emek vermem gerektiğini düşünüyorum.

Bir diğer noktada şiir yazmak çok fazla uzun vadede emek harcamama neden olmuyor aklıma her an her saniye ilham geldiği anda yazılabiliyor konu, karakter, kelime, cümle kurmada zorluk çekmeden yazabildiğim bir edebiyat türü..

13.Yazmaya başlarken ne hissediyorsunuz, yazarken neler yaşıyorsunuz, nasıl yazıyorsunuz?

Ruhum aklım yüreğim duygu düşüncelerim o an transa geçiyor sanki bir anda kendimi yazarak buluyorum.

Bana göre şiir sonsuz evrende sonsuzluk ülkesi gibidir. Sınırlayıcı ölçütleri olmayan duygu ve düşüncelerimizi daha güzel ve etkili bir biçimde ifade etme yöntemi her kesime her yaşa hitap ettiğini düşündüğüm edebiyat türü ve şiirlerle bütünleştiğime inandığım için yazmayı tercih ediyorum. Kendimi bu şiirle ifade edeyim.

YAZMAK

Yazmak, us 'mun aldığı nesnel olaylarla, gerçeklerle, duygusal düşüncelerimin bağ kurması idi .

Kurduğum her bağda bir çok şeyle sınandım.

Bazen yandım/ yaralandım.

Bazen ağladım/güldüm.

Çok zaman umut dolu çiçeklerle bezendim.

Yine de yazmaktan vazgeçmedim.

Çünkü iyi bilirdim.

İnsan umutlarından,hayallerinden vazgeçince

ölür, yok olurdu.

O yüzden her ne olursa olsun hiç vazgeçmedim.

Size de tavsiyem son ana kadar umudunuza sarılın.

Kendinizden, hayallerinizden hiç ama hiç vazgeçmeyin...

Arzu Ulaş Tayboğa

8 Nisan 2022

14.Kurgu sizin için şiir'de ne ifade ediyor?

Her yazım türünde olduğu gibi şiirde de mutlaka olması gereken ve çoğunlukla kurgusal ve duygusal düşüncelerin harmanlanmış hali ile içsel yolculuk yapılarak yazılan imgelerle, şiirin anlatım akışı arasında beklenenin gerçekleşmemesi veya beklenmeyenin gerçekleşmesi şeklinde tezahür eden yazım türü...

15. Sohbetimizi sonlandırma dan son olarak.

Günümüzün gençliğine, ‘bende yazmak istiyorum’ diyen genç yazarlara tavsiye verecek olsanız bunlar ne olurdu?

Kesinlikle yazmalarını öneririm. Kendilerine inanmalarını, güvenmelerini, duygu düşüncelerini özgürleştirerek özgüven kazanmalarını, sosyalleşerek her kesimden okuyuculara ulaşarak hem kendi özlerini bulacaklarını hem de yazdıklarıyla okuyucularının özlerine inip hayata dair insanlığa dair bir çok şeyi değiştireceklerini belki de yazdıklarıyla bir devrim yaratan umut olacaklarını bilmelerini söyleyebilirim.

Bu düşünceyle azimle yola çıkmalarını yazmaktan, kendilerinden hiç ama hiç vazgeçmemelerini tavsiye ediyorum.

Çok güzel ve keyifili bir sohbet oldu.Kalbi teşekkürlerimi sunuyorum size ve tüm okuyucularıma ..Sevgilerimle..

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Anket
Seri İlanlar
Gazete Avcılar
© Copyright 2013 DKM Tasarım. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
gazete avcılar
gazete avcılar
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
LİNG
Hava Durumu
ilkbir hizlipro Dolar kaç para